Sektörden Haberler

ROTAMAX PROGRAMI SAĞLIK TURİZMİ GÜNDEMİNİ MASAYA YATIRDI

Ege Max TV ekranlarında yayınlanan Rotamax Programı’nın 5 Haziran 2026 tarihli bölümü, sağlık turizmi sektörünün mevcut durumu, karşılaştığı zorluklar ve geleceğe yönelik fırsatlarını ele alan kapsamlı bir yayın olarak öne çıktı. Programda sağlık turizminin gelişim süreci, sektörün güncel ihtiyaçları, mevzuat değişiklikleri ve yeni eğilimler sektör temsilcilerinin değerlendirmeleriyle masaya yatırıldı.

Yayının konukları arasında yer alan İzmir Sağlık Turizmi Derneği (İZSATU) Başkanı Bülent Cinel ile TÜRSAB İzmir BTK Yönetim Kurulu Üyesi Yasemin Demirtaş, sağlık turizminin yalnızca sağlık hizmetlerinden ibaret olmadığını, aynı zamanda turizm, ulaşım, konaklama ve destinasyon yönetimi gibi birçok bileşeni içinde barındıran stratejik bir alan olduğunu vurguladı.

Programda yapılan değerlendirmelerde, Türkiye’de sağlık turizminin özellikle 2000’li yıllardan sonra hızlı bir gelişim gösterdiği, özel sektör yatırımları ve kamu destekleriyle uluslararası ölçekte önemli bir konuma ulaştığı ifade edildi. Ancak küresel sağlık turizmi pazarının büyüklüğü göz önüne alındığında, Türkiye’nin halen önemli bir büyüme potansiyeline sahip olduğu ve mevcut payını artırabilecek güçlü avantajlar barındırdığı belirtildi.

Özellikle İzmir örneği üzerinden yapılan değerlendirmelerde, sağlık turizmi alanında güçlü bir altyapıya ve köklü sağlık kuruluşlarına sahip olmasına rağmen, destinasyon bazlı tanıtım ve kurumlar arası koordinasyon konularında gelişime ihtiyaç duyulduğu ifade edildi. Sağlık turizminde başarı için yalnızca hastanelerin veya bireysel kurumların değil, şehirlerin ve bölgelerin marka olarak öne çıkmasının önemine dikkat çekildi.

Programın dikkat çeken başlıklarından biri de seyahat acentalarının sağlık turizmindeki rolü oldu. Yasemin Demirtaş, sağlık turistinin tedavi sürecinin yalnızca hastanede başlamadığını ve sona ermediğini belirterek, seyahat planlamasından konaklamaya, transferlerden tedavi sonrası takibe kadar uzanan sürecin profesyonel şekilde yönetilmesinin hasta memnuniyeti açısından kritik olduğunu ifade etti. Sağlık turizminin temelinde güven unsurunun bulunduğunu vurgulayan Demirtaş, uluslararası hasta deneyiminin bütüncül bir yaklaşımla ele alınması gerektiğini dile getirdi.

Yayında ayrıca son dönemde sağlık turizmi alanında yapılan mevzuat düzenlemeleri de değerlendirildi. Özellikle yetkilendirme süreçlerinde yapılan değişikliklerin sektör paydaşları tarafından yakından takip edildiği, yeni düzenlemelerin uygulamadaki etkilerinin önümüzdeki dönemde daha net görüleceği ifade edildi. Sağlık turizminin sürdürülebilir gelişimi için kalite standartlarının korunmasının ve profesyonel hizmet anlayışının desteklenmesinin önemine dikkat çekildi.

Programın en dikkat çekici başlıklarından biri ise sağlık turizminde yükselen yeni trendler oldu. Bülent Cinel tarafından yapılan değerlendirmelerde, dünyada giderek büyüyen wellness ve longevity pazarının Türkiye için önemli fırsatlar sunduğu belirtildi. Özellikle sağlıklı yaş alma, koruyucu sağlık uygulamaları, yaşam kalitesinin artırılması ve uzun dönemli wellness programlarının önümüzdeki yıllarda sağlık turizminin en hızlı büyüyen alanları arasında yer almasının beklendiği ifade edildi.

Bu kapsamda sağlık turizminin yalnızca tedavi amaçlı seyahatlerden oluşan bir modelden çıkarak, sağlıklı yaşamı destekleyen ve yaşam kalitesini artıran hizmetleri de kapsayan daha geniş bir yapıya dönüşmekte olduğu vurgulandı. Termal kaynaklar, uygun iklim koşulları, gelişmiş konaklama altyapısı ve sağlık hizmetlerindeki tecrübesiyle Türkiye’nin bu dönüşümden önemli ölçüde fayda sağlayabilecek ülkeler arasında yer aldığı değerlendirildi.

Alanya Sağlık Turizmi Derneği (ALSTUD) olarak sektörün farklı bölgelerinde yürütülen çalışmaları ve sağlık turizmine yönelik gelişmeleri yakından takip ediyoruz. Rotamax Programı’nda gündeme getirilen başlıkların, sağlık turizminin geleceğine yönelik önemli değerlendirmeler içerdiğini düşünüyor; sektörün sürdürülebilir büyümesi için kamu kurumları, sağlık kuruluşları, turizm profesyonelleri ve sivil toplum kuruluşları arasındaki iş birliğinin önemini bir kez daha hatırlatıyoruz.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *